Cate Blanchett'a "Sanatın Nobel'i": Praemium Imperiale Ödülü Tokyo'da Verildi
Cate Blanchett, "sanatın Nobel'i" olarak anılan Praemium Imperiale ödülünü Tokyo'da Prenses Hitachi'nin elinden aldı. Oyuncu, konuşmasında şüphenin yaratıcı süreç için hayati olduğunu söyledi.

Google'da SineMatrix'i tercih edilen kaynak yap
İki Oscar'lı oyuncu Cate Blanchett, "sanatın Nobel'i" olarak anılan Japonya'nın prestijli Praemium Imperiale ödülünü aldı. Blanchett, ödülünü çarşamba günü Tokyo'nun Moto-Akasaka semtindeki Meiji Kinenkan'da düzenlenen törende Prenses Hitachi'nin elinden teslim aldı. Avustralyalı oyuncu, tiyatro ve sinema kategorisinde ödüle değer görüldü.
Japonya Sanat Derneği'nin 1988'de kurduğu ödül; resim, heykel, mimarlık, müzik ile tiyatro ve sinema olmak üzere beş dalda yaşam boyu başarıyı onurlandırıyor. Her ödül sahibine bir takdir belgesi ve 15 milyon yen, yani yaklaşık 100 bin dolar tutarında bir para ödülü veriliyor.
Cate Blanchett'tan Şüphe Üzerine Bir Konuşma

Blanchett, törenden önce düzenlenen basın toplantısında yaratıcı belirsizliğin değerinden ve onun karşıtının tehlikelerinden söz etti. Oyuncu, "Düşünmeden edinilmiş kesinliklerle dolu, belirsiz bir dünyada, şüphenin yaratıcı süreç için hayati olduğuna inanıyorum" dedi. Blanchett'a göre şüphe; meydan okumayı, sorgulamayı ve keşfi başlatıyor, değişimin de önünü açıyor.
Kabul konuşmasına gerçeküstücü ressam Leonora Carrington'a bir göndermeyle başlayan Blanchett, oyunculuğu "en kötü hâlinde birebirciliğin bataklığına saplanan" bir meslek olarak tanımladı. Yaratıcı çıkış noktasının çoğu zaman bir karakterin söyledikleriyle anlatamadıkları arasındaki boşluk olduğunu belirten oyuncu, anlamı "söylenenlerin arasındaki boşluklarda" aradığını söyledi.
Blanchett, kendini hiçbir zaman tam olarak ifade edemeyeceği yönündeki şüphesinin "her zaman yanında" olduğunu da anlattı. Bir kadın olarak bu şüphenin çoğu zaman özgüven eksikliği olarak yorumlandığını belirten oyuncu, bu yorumu reddettiğini ve şüpheyi sanatsal çıkış noktası olarak gördüğünü vurguladı. W Magazine'in aktardığına göre Blanchett, şüphenin kendisine dinlemeyi, görmeyi ve sezmeyi öğrettiğini de söyledi.
Sanatsal risk almayı sürdürebilmeyi cesarete ve titizliğe bağlayan Blanchett, aynı nitelikleri taşıdığını söylediği diğer ödül sahiplerini de övdü. Oyuncu, konuşmasını ödül için "derinden minnettar" olduğunu söyleyerek ve ödülü "bir tür Olimpos" olarak tanımlayarak bitirdi.
Blanchett'ın törendeki görünümü de dikkat çekti. W Magazine'in aktardığına göre oyuncu, ödül töreninde asimetrik yakalı, siyah bir takım elbise giydi. Yakalardan biri klasik bir kesime sahipken diğeri, beyaz bir astarın üzerine origamiyi andıran büyük bir kıvrımla tasarlanmıştı. Görünümü kalın siyah bir kemer tamamlıyordu. Oyuncu, bir gün önceki basın toplantısına ise siyah bir ceket, dar deri pantolon ve pembe pilot gözlükleriyle katılmıştı.
Fellini, Kurosawa ve Scorsese'nin İzinde
Blanchett, ödülle birlikte sinema tarihinin en büyük isimlerinin yer aldığı bir listeye katıldı. Tiyatro ve sinema dalında daha önce Federico Fellini, Akira Kurosawa, Jean-Luc Godard, Martin Scorsese, Judi Dench ve Catherine Deneuve gibi isimler ödüle layık görülmüştü. Hollywood'la bağlantılı son ödül sahibi ise 2024'te ödülü alan Ang Lee olmuştu.
Bu yılın diğer ödül sahipleri ise ABD'li sanatçı Jenny Holzer, İngiliz heykeltıraş Andy Goldsworthy, ABD'li mimar Daniel Libeskind ve İsveçli orkestra şefi Herbert Blomstedt oldu. Ödülün ABD danışmanı olan eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da basın toplantısına katıldı. Clinton, ödülün sanatçıların ve kültürün toplumlar için vazgeçilmez olduğunun küresel bir ilanı olduğunu söyledi. Demokratik değerlere yönelik tehditler ve yapay zekâ kaygıları karşısında sanatın her zamankinden daha önemli olduğunu savunan Clinton, yapay zekânın risklerinin sınırlandırılması ve insan hayal gücünün korunması çağrısında bulundu.
Göklerin Hakimi'nden Tár'a Bir Kariyer
Blanchett, sinema kariyerinde iki Oscar kazandı. Martin Scorsese'nin yönettiği Göklerin Hakimi'ndeki Katharine Hepburn rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Woody Allen'ın Blue Jasmine filmiyle de En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. Todd Haynes'in Carol ve Todd Field'ın Tár filmleri de oyuncunun en çok övgü alan performansları arasında yer aldı.
Ödül, Blanchett'ın oyunculuğunun yanı sıra insani yardım çalışmalarını da onurlandırıyor. 2016'dan bu yana BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) iyi niyet elçisi olarak görev yapan oyuncu, yerinden edilmiş sinemacılara destek veren Displacement Film Fund'ın kurucuları arasında yer alıyor ve girişimin başında bulunuyor.
Tokyo Film Festivali'nde De Sahnede
Blanchett, 4 Kasım'a kadar sürecek 39. Tokyo Uluslararası Film Festivali'nde de seyirciyle buluşacak. Oyuncu cuma günü, Displacement Film Fund'ın desteklediği beş kısa filmin Japonya prömiyerinin ardından yönetmenler Mohammad Rasoulof ve Shahrbanoo Sadat ile birlikte bir söyleşiye katılacak.
Aynı gün Blanchett, başrolünde yer aldığı uzaylı komedisi Alpha Gang'i yönetmenler David ve Nathan Zellner ile birlikte seyirciye anlatacak.
Kaynaklar: Yahoo Entertainment ↗, The Hollywood Reporter ↗, W Magazine ↗, Finestre sull'Arte ↗


